Stres Ve Depresyon Belirtileri ve Tedavisi

Stres Ve Depresyon Belirtileri ve Tedavisi

Stres, günlük yaşamda karşılaşılan olaylar sonucu hissedilen sıkıntı ya da zorlanma durumudur. Bazı insanlar stresi ortaya çıkardığı; migren, kalp krizi, felç, gastrit, yüksek tansiyon, sinir, ülser vb. gibi hastalıklardan yola çıkarak tanımlarlar.

STRES: BEDENİNİZİN YIPRANMIŞLIK ORANIYLA ÖLÇÜLÜR
Stres, bir şeyi rahatsız eden ortamın (gürültü, zorlama, baskı, kaygı, performans beklentisi vb.) ortaya çıkardığı herhangi bir düzen bozukluğuna organizmanın verdiği cevaptır.

HER BİREY ADAPTASYON YETENEĞİNE GÖRE STRESE TEPKİ VERİR
Kişiler karşılaştıkları stres durumlarına “Spesifik olmayan” tepkiler verirler. İçinde bulunduğunuz duruma göre olumlu ve olumsuz stres duygusu yaşayabilirsiniz.

YAŞAMDA STRES KAÇINILMAZDIR
Stres, hayatın vazgeçilmez bir parçasıdır. Çünkü insana çevredeki uyarılar karşısında daha iyi davranma fırsatını verir.

SIFIR STRES ÖLÜMDÜR
Sıfır stres ölümdür. Çünkü bu durumda birey çevreden gelen etkilere tepki vermeye yetecek enerjiden yoksun demektir. Aşırı streste ölümcül olabilir. Çünkü bu durumda birey aşırı enerji sarfetmekte ve bedenini tüketmektedir.

İKİ ÇEŞİT STRES VARDIR
İnsanların yaşadıkları iki çeşit stres vardır. Bunlardan;
“Olumlu Stres” (iyi stres) olumlu sonuçları ortaya çıkarır. KAYGI yerine; zor bir amaca ulaşırken bireyin yaratıcı olmasını sağlar. Kişiye doyum ve yaşama sevinci verir.
“Olumsuz Stres” (Kötü Stres) ise; bireyin kendine güvenini kaybetmesine neden olan, yetersizlik duygularına sevk eden, çaresizlik, umutsuzluk ve hayal kırıklığını çıkartan strestir.



ORGANİZMANIN DEĞİŞİMİNDE STRESİN FAYDALARI 

Stresin; Fiziksel, Zihinsel ve Duygusal olarak olumsuz bir yanı olduğu gibi organizmada fiziksel ve ruhsal değişmelere, olgunlaşmaya ve gelişmeye yol açan önemli yanları da vardır. Her şeye rağmen yaşam yolculuğu içindeki ‘STRES’ faktörleriyle baş etmek mümkündür. NLP Uzman Eğitimcisi Mustafa Kılınç’a göre “Stres Faktörlerini” dengelemenin En Etkin 20 Yöntemi NLPDAP Tekniklerinden geçiyor.

1- Olumlu düşünün
Pozitif düşünce = Pozitif Duygu # STRES
Kime bağlı? Tabii ki SİZE. NLPDAP Teknikleriyle Beyin Kullanım Kılavuzunu kullanarak beyninizin düşünme otomatiğini değiştirebilirsiniz. Her olaya sadece kendi pencerenizden değil bir de başkasının penceresinden bakmayı deneyin. Nasılları öğrenin. Nasılların peşinden gidin.

2- Kişiler arası iyi ilişkiler kurun
İletişiminizin Kalitesi = Yaşam Kalitenizdir. Kişiler arasında “Sevgi–Saygı ve Sorumluluk” üçgeninde ilişki ve iletişim kurduğunuzda gerginlik duygularından kolaylıkla kurtulduğunuzu görürsünüz.

3- Hayır demeyin bilin / Gerektiğinde “Hayır, Hayır, Hayır” deyin
Her şey ilk “Hayır” ile başlar. Uyumun olmaması ayrıca bir stres kaynağı olarak karşımıza çıkmaktadır.
Bireyler arası ilişkiler, bireyler arası rekabet ortamlarında Ne isteyip Neyi istemediğinizin farkında olun. İstemedikleriniz için “Hayır” diyerek stres duygusunu serbest bırakın.

4- Seçeneksizlik Kıskacından Çıkın
Yaşamda Tek seçenek “Seçeneksizlik” iki seçenek “çelişki” 3 ve üstü seçenek ise seçim yapabilmektir. Seçeneklere sahip olmanın yolu “Ne istediğini bilmekten” geçer. Siz tam olarak ne istiyorsunuz?

5- Dengeli beslenin ve Su seviyenizi yükseltin
Su; ağız kuruluğunuzun oluşumunu önlemede ve stres altındayken kaybettiğiniz su miktarını karşılamanız için gereklidir. Ayrıca beslenme sisteminizde dengeyi yakalamak duygu yoğunluğunuzun azalmasına yardım edecektir.

6- Beyninizin uyumaya, Bedeninizin dinlenmeye ihtiyacı vardır
Günlük düzenli olarak “uyku saatinizi” koruyun. Çünkü beyninizin uyumaya ihtiyacı vardır. Böylece beyninizin sakin ve çözüm odaklı çalışmasına imkan vermiş olursunuz.
7- Bugünün işini yarına bırakmayın

Ertelemekten ve tembel davranmaktan vazgeçin. Planlayın, planlarınızı uygulayın, kontrol edin ve gerektiğinde gerekli önlemleri alın. Kendinizi disipline ettiğiniz sürece hayatınızın istediğiniz yönde gittiğini göreceksiniz.

8- İş, Aile, Yaşam ve Para konusunda denge kurun
Yaşamda işiniz, aileniz, kariyeriniz ve ekonomik kaynaklarınız konusundaki farkındalığınızı ve istediğinizi net olarak belirleyin. Yaşamın esasının her zaman “DENGE” olduğunu bilin ve dengeyi koruyun.

9- Gerektiğinde İstekler Askıda Orucu Tutun
Yaşamda her şey ve herkes sizin istek ve beklentilerinize göre davranmayabilir. Her istediğinize istediğiniz anda ulaşamayabilirsiniz. İçinde bulunduğunuz şartlara göre en uygun seçeneği ortaya koyun. Gerektiğinde bazı isteklerinizi askıya almaya karar verin. İstekler askıda orucu tutmaya hazır olun…

10- İletişim becerilerinizi geliştirin
İletişimin anlamı aldığınız cevaptır. Etkili iletişim kurmanın yollarını bulun. Gelişime açık olun. Kendinizi iletişim kurma yeteneği konusunda ödüllendirin. Gerektiğinde “DİLİNİZE” hakim olun. Söylediklerinize dikkat edin. Çünkü onlar kaderinizi oluşturacak.

11- Baltayı bilemek için kendinize zaman ayırın
Çok çalışmanın değil, akıllı çalışmanın başarıyı garanti ettiğini bilin. Kendinize dinlenme, gevşeme fırsatı verin. Kendinizi dinleyin. İçinzdeki dinginliğin gücünü kullanın.

12- Öfkenizi yenin, Duygularınızı kontrol edin
Duygular insan davranışlarının temelidir. Duygular her yerdedir. Öfke, kızgınlık vb. gibi sizi olumsuz yönde etkileyen duygularınızdan kurtulmak için içinize dönün, gözlerinizi kapatın derin derin nefes alıp verin. Bu uygulamayı “12–15” kez tekrarlayın. İçinizdeki duyguların boşaldığını görecek ve hissedeceksiniz.
ISLIK ÇALIN: Gergin ve kendinizi iyi hissetmediğiniz durumlarda “ıslık” çalın. Fizyolojinizi (bedeninizi) doğru kullanın ve fırsat bulursanız “İP ATLAYIN” içinizdeki duyguların gitmesine izin verin. Öfke duygularıyla kavga etmeyi bırakın. Serbest bırakmayı öğrenin.

13- Sürekli gelişime açık olun

Sadece ileriye bakın. Geçmişinize ve geçmişte elde ettiğiniz başarılara odaklanmayı bırakın. Sürekli geleceğe, hedeflere bakmaya başladığınızda içinizdeki “Coşku + Tutku” duygularını harekete geçirirsiniz. Sizi Nasıl bir gelecek bekliyor?

14- Kendinize Odaklanmayı Bırakın
Kendine odaklı olmak, kendini çemberin içerisine almak demektir. Kendinize odaklı olduğunuzda; kaygı, yetersizlik ve kaslarınızdaki gerginliğin sizi esir almasına izin verirsiniz. Oysaki karşıya odaklanırsanız rahatlamaya başlarsınız. Kendinizi bir kamera gibi görün ve sadece karşıya odaklanın. Kendinizi harika hissedeceksiniz.

15- Önce özeleştiri yapın ve herkes tarafından sevilmeyi beklemeyin
Eleştirmek oldukça kolaydır. Karşınızdaki kişilerde gördüğünüz eksikliklerin sizin içinizde olup olmadığının farkında olun. Sadece konuşmayın. Kendinizdeki eksik yönlerinize ayna tutun. Bunları değiştirmek için cesaretli davranın. Kimsenin kimseyi sevmek zorunda olmadığını bilin. Herkesten onay beklemekten vazgeçin. O zaman müthiş bir rahatlama hissedeceksiniz.

16- Dinlemeyi bilin

Sadece konuşmak değil, önemli olan dinlemektir. Dinlerken sadece kulağınızı değil, “Gözlerinizi kullanın” böylece kişiyle tam bir uyum sağlamış olacaksınız. Tam odaklı “dinleme eylemi” duygularınızın serbestçe dolaşımına katkı sağlar.
17- Kendinizi ve sözde stres yaratan belirli kaynakları tanıyın.

Siz kimsiniz? Kendinizi tanımak için yeterli zaman ayırın. Kendi özelliklerinizi, güçlü ve zayıf yönlerinizin farkında olun. Kendinizi bilirseniz yönetebilirsiniz. Size stres yaratan kaynaklarınızı yazın ve bu duygulardan kurtulmak için eyleme geçin. Sizi engelleyen stres kaynaklarından özgürleşin. Mazeretlerin değil, başarının hazzına odaklanın.

18- ‘Beyninizi Kullanın’
“Bilmenizi isterim ki; Beyninizi değiştirseniz hayatınız değişir.” Bunun için Beyin kullanım kılavuzunuzu elinize alın. Düşüncelerin sizi yönetmesine izin vermeyin. Siz ancak beyninizi kullanmaya başladığınızda düşüncelerinizi, duygularınızı ve davranışlarınızı kontrol edebilirsiniz. Hemen şimdi beyninizi kullanmaya başlayın. Beyniniz sizi kullanmaya devam ederse stres dolu günlere hazır olun!

19- Nefesinizi denetleyin
Doğru nefes kullanımı = Sağlıklı yaşam ilkesinden hareketle nefesinizi doğru kullanın. Mümkün olduğunca diyafram nefesi kullanmaya özen gösterin. Gereksiz yere nefesinizi tutmayın. Yumuşak bir karına sahip olmanın yolu derin nefes almaktan geçer.
20- İçinizdeki ‘Özgüvenle’ bütünleşin
Yaşamda; hedeflerinizi gerçekleştirmek için, eyleme geçebilmek için, fark yaratmak için, esnek olabilmek için Tam “Özgüvenli” olun. İçinizdeki özgüvenden sorumlu parçayla bütünleşin. Ancak o zaman korku, kaygı ve gereksiz “stres” duygularından kurtulursunuz.

Stres, aşırı derecede yaşandığı taktirde zihinsel, ruhsal ve fiziksel açıdan sağlımızı olumsuz yönde etkileyen bir tehdit olarak karşımıza çıkabilir. Stresi ortadan tamamen kaldırmak mümkün olmasa da mücadele etmenin yolları vardır.

İş hayatı, ev hayatı, okul, trafik, gürültü, faturalar derken kişi kendine vakit ayıramamakta ve sürekli bunları düşünerek yaşamak zorunda olduğunu hissettiğinden stres faktörünün oluşmasına zemin hazırlamaktadır. Stresle başa çıkmanın yollarını aşağıda yazılanları uyguladığınız taktirde size bir çok faydası olduğunu göreceksiniz.

Stresle Başa Çıkma Yolları

    Vücudunuza dar gelen kıyafetleri giymekten kaçının.
    Sürekli ilaç kullanarak iyileşeceğinizi düşünmekten vazgeçin.
    Randevularınızı önceden ayarlayın ve randevu günü kimseye söz vermeyin.
    Aracınızı bozulmadan servise götürün.
    Kötümser ve kötü negatif yayan insanlardan uzak durun.
    Yapmayı sevmediğiniz işler için mutlaka birinden yardım isteyin.
    Etrafınızda dağınık ne varsa toparlayın. Böylece ferah bir ortamda bulunmuş olmanız stresi önleyecektir.
    Kendinizi her şeyi bilmek zorundaymış gibi hissetmeyin.
    Sizi mutlu edecek olan bazı şeyleri yapmayı yarına bırakmayın.
    Kendinize güveniniz tam olsun.
    Vermiş olduğunuz kararları vermeden önce bir kez daha düşünün ve ne anlama geldiğini iyi düşünün.
    Yardım istemekten asla çekinmeyin. Yardım alamazsanız üzülmeyin.
    Görünüşünüze önem gösterin
    Etrafınıza sürekli gülümseyin
    Her zaman iyi bir şeyler yapmaya çalışın ama kendinizi mükemmeliyetçi görmeyin.
    Stresle Başa Çıkma Yolları

    Sürekli yürüyüş yapın.
    İşinize her gün aynı yoldan gitmeyin. Farklı yollardan gitmeyi deneyin.
    Bir derneğe, kulübe üye olun, yeni arkadaşlar edinin.
    Acele etmeyin. Önünüzde daha yaşanacak çok güzel günler olduğunu düşünün.
    Başkalarının sözünün dinlemeyin, kendi bildiğinizi yapın
    Son ses müzik dinleyin, enerjinizi dışarı atın.
    Sigara ve alkol tüketimini azaltın.
    Sürekli spor yapın, beslenmenize dikkat edin.
    Yapmayı sevmediğiniz şeyleri kendinizi yapmaya mecbur hissetmeyin.
    Evinize misafir ağırladığınız da kendinizi rahat hissedin ve muhabbet edin.
    Kafanıza bir şeyler takmaktan vazgeçin.
    Evinize iş getirmeyin. Eşinizle çocuğunuzla veya dostlarınızla vakit geçirin
    Arada sırada iş yerinde oturduğunuz masadan kalkın, yürüyün ve dolaşın. Böylece kan dolaşımınız da harekete geçecektir.
    Hayır demeyi öğrenmelisiniz. Yapamayacağınız sözler vermekten kaçının.
    Etrafınız da sizi üzen, kıran ve sevmediğiniz kişiler varsa onlarla iletişimi koparın ve bir daha görüşmeyin.
    İnsanların sizin boş vaktinizi çalmalarına izin vermeyin.
    Stres ve sıkıntılı anlar yaşadığınız da başarılarınızı düşünün ve kendinizi motive edin.
    İhtiyacı olan insanlara maddi manevi destek olun.
    İnançlarınızı sağlam tutun. İç huzurunuz için çok önemlidir.
    Belli aralıklarla tatile çıkın ve bol bol doğa yürüyüşü yapın.
    Yolda bir bebek gördüyseniz onu sevin ve öpün.
    Bol bol kitap okuyun ve kitap satan yerlerde gezerek dolaşın.
    Bir alışveriş merkezine gidin ve gönlünüzce eğlenin.

Depresyon, kişinin sosyal hayatının yanı sıra günlük yaşamdaki etkinliklerini, planlarını rahatsız edecek ve hatta bozacak dereceye ulaşmış melankoli veya keder durumudur.

Kişinin ilişkilerini, hayattaki etkinliklerini etkilemeyen moral bozuklukları ve üzgün olma durumları ise depresyon olarak adlandırılır. Klinik depresyon tıbbi bir teşhistir ve günlük hayatta kullanılan depresyonun anlamından çok daha farklı bir durumdur.

Depresif bir kişi kendisini yorgun, üzgün, kederli, kırgın hissetmenin yanı sıra sinirli, tembel veya bir işi yapma konusunda isteksiz de hissedebilmektedir.

Majör depresif bozukluk veya diğer adıyla klinik depresyon, sık görünen, atakları uzun süren ve yenilenen hatta şiddetli şekilde fiziksel ve sosyal yeti yitirilmesine neden olan oldukça yıkıcı bir psikolojik bozukluktur.

Depresyonun Hayata Etkileri

Depresyonun neden olduğu yıkıcılık ve yeti yitirilmesi durumu sosyal ve mesleki hayatta olumsuzluklara yol açabilir ve dolaylı olarak aile düzeninde veya kişinin ekonomisinde de bozucu etkilere yol açabilir. Bu yüzden depresyon, bireyin üzerinde yarattığı olumsuz etkileri bireyin çevresindeki kişiler veya bakımı üstlenen kişiler üzerinde de yaratabilir.

Depresyonun yarattığı kişisel çöküş sonucu birçok kişi intihara yönelmektedir ve bu intihar girişimlerinin yüzde on beşi ölümle sonuçlanmaktadır. Bu yüzden özellikle majör depresif bozukluğun toplumsal etkisi ve maliyeti de yüksektir.

Depresyonun Getirdikleri

Hastalık sırasında kişide ani sinir bozuklukları, aşırı kaygılanma ve korkma, özgüven ve özsaygı kaybı görülür.
Depresyon

Ruhsal etkileri böyleyken fiziksel etkileri ise başta aşırı kilo kaybı olmak üzere mide bozuklukları, kusma ve aşırı terleme olarak sıralanabilir.

Depresyonun Belirtileri

Hayattan zevk alamama, konsantrasyon bozukluğu, dikkat dağınıklığı ve bunlara bağlı olarak oluşan unutkanlık, kararsızlık, suçlu ve değersizlik hissi, intihar düşüncesi, karamsarlık ve sinirlilik halleri depresyonun başlıca belirtilerindendir. Uykuda ve iştahta artış azalışın yanı sıra enerji azlığı, yorgunluk, cinsel istekte azalma ve yavaş hareket etme de depresyonun belirtileri arasında gösterilebilir. Depresyon hastaları huzursuzluk ve kaygı gibi hislerden de şikâyet edebilirler.

Sadece depresyon belirtilerine bakıp, depresyonun nedenini araştırmadan hastalığı tedavi etmeye çalışmak oldukça yanlış bir davranış olacaktır.

Depresyon Tedavisi

Kendiliğinden geçme olasılığı düşük bir hastalık olduğu için depresyonda ilaçla tedavinin önemli bir yeri bulunmaktadır. Tedavi süreci biraz da hastanın isteğine ve moraline bağlı olduğu için, uzayabilir ya da daha kısa sürebilir. İlaç tedavisi sırasında da ara ara depresif ataklar veya nöbetler yaşanabilen bir hastalıktır.

Depresyon, kişinin duygularında, düşüncelerinde, davranışlarında ve bedeninin bazı işlevlerinde değişiklikler meydana getirebilir. Depresyonun hastalık olarak kabul edilmesi için belirtilerinin bir kişide en az iki hafta görülmesini ve kişinin sosyal ve kişisel yaşamını bozması gerekmektedir.



Stres belki de hepimizin hayatın birçok kez duyduğu ve bir kere farkında olarak ya da olmadan karşılaştığı ruhsal, psikolojik bir durumdur. Stres kişinin çevresiyle uyumunu ve işi yapabilme kapasitesini büyük ölçüde etkilemektedir. Stres ile ilgili kesin bir tanım yapılamamaktadır. Genel anlamda ifade etmek gerekirse stres organizmanın kendisini rahatsız eden durumlarda verdiği tepkiler olmaktadır. Stres hali her durumda aynı şekilde ortaya çıkmamaktadır. Stres mutluluk veren durumlarda da ortaya çıkabilmektedir. Yer yüzünde strese maruz kalmayan insan bulunmamaktadır. Çünkü sürekli olan değişim ve gelişimler ister istemez insanları bir uyumsuzluk içerisine sürüklemektedir. Bu durumda beraberinde stresi ortaya çıkarmaktadır. Stres ortaya çıktığı duruma göre zarar veya fayda gösterebilmektedir. Mutluluk anında güzel şeylere neden olmaktadır. Ancak zorlu anlarda daha kötü şeylere neden olmaktadır. Stres durumu organizmanın enerjisinin aşırı harcanmasına neden olmaktadır. Bu da fiziksel anlamda kişiye zarar verebilmektedir.

Stres Belirtileri

    Sürekli yorgun halde olmak
    Sabahları yorgun kalkmak
    Kişinin kendisini sürekli sinirli, panik halinde ve endişeli hissetmesi
    Tahammülsüzlük
    Uyku problemi
    Genel baş ağrısı
    Yapılan işten zevk almama
    Neşesiz olma
    Sürekli depresif hal
    Sık sık soğuk algınlığına yakalanma
    Madde kullanma ihtiyacı hissetme (alkol, sigara, uyuşturucu)
    İştahta artma
    Çabuk sinirlenme

Stresin Vücutta Meydana Getirdiği Tepkiler

Stres çağımızın en büyük ruhsal rahatsızlıklarından olmaktadır. Özellikle bazı kişilerde sadece ruhsal anlamda değil, fiziksel olarak da kendisini göstermektedir. Stres altında organizma aşırı derecede tepki verebilmektedir. Kalp atışları hızlanıp solunum artabilmektedir. Bu da kan damarlarının genişlemesine neden olmaktadır. Bunun yanı sıra göz bebekleri büyür ve karaciğerdeki şeker üretim miktarı da artar. Tüm bunlar fiziksel anlamda vücutta meydana gelen değişimler, tepkiler olmaktadır. Stres anında sindirim sistemi de zayıflar. Bu durumda vücuttaki enerji daha çok kullanıldığı için uzun süreli durumlarda fiziksel anlamda ağır rahatsızlıklar ortaya çıkabilmektedir. Stresin neden olduğu belli başlı sorunlar şunlardır:

    Güçsüzlük, yorgunluk ve endişe
    Konsantrasyon bozukluğu
    Sinirlilik
    Çabuk heyecanlanma
    Dikkat kaybı
    Stres

    /li>
    Madde bağımlılığı
    Yapılan işlerde kolayda olsa zorluk çekme
    Baş ağrısı
    Panik atak
    Çarpıntı
    Ateş basması
    Nefes darlığı
    Hazımsızlık
    Yutkunma sorunu
    Mide bulantısı
    İştah kaybı ya da aşırı iştahlılık
    Kilo kaybı
    Cinsel anlamda fonksiyon bozukluğu
    Vücut direncinin düşmesi
    Tansiyon rahatsızlığı
    Şeker rahatsızlığı
    Kalp damar rahatsızlıkları

Tüm bunlar stresin sürekli yaşanması durumunda ileri düzeyde meydana gelen ve gelebilecek olan rahatsızlıklardır.

Stresle Baş Etme Yöntemleri

Stresle baş edebilmek için en birinci koşul yapılan işlerde vakti, zamanı iyi ayarlamaktır. Çünkü birçok konuda zaman en birinci stres kaynağı olabilmektedir. Özellikle de iş ve okul yaşamında bu daha belirgin olmaktadır. Bu nedenle sadece iş, okul veya zorunlu işlere değil, aynı zamanda sağlıklı beslenme, eğlence, aktivite, egzersiz gibi rahatlatıcı şeylere de vakit ayırmak gerekmektedir. Stresle baş edebilme konusunda bir diğer nokta da fiziksel aktiviteler olmaktadır. Bu aktiviteler sayesinde hem vücut zinde kalmakta hem de kalp problemleri gibi ağır durumların ortaya çıkmasının önüne geçilmektedir. Bunların yanı sıra gevşemek için çeşitli hareketler yapılması da stresi önlemede başarılı olmaktadır. Ayrıca içilen içecekler dahi stres kaynağı olabilmektedir. Bu nedenle kola, çay, kahve gibi içecekler yerine bitkisel içecekler ve doğal meyve sularını tercih etmek en doğrusu. Bu aynı zamanda enerji anlamında da fayda sağlamaktadır.

Stresle baş edebilmenin en önemli yollarından birisi de sosyal aktiviteler olmaktadır. İnsanlarla iç içe olmak ve güzel vakit geçirmek stresi en alt seviyeye indirmekte ve rahatlama sağlamaktadır. Bu konser, tiyatro, sinema, spor müsabakaları izleme, sohbet ortamına katılma gibi aktiviteler gerçekleştirilerek yapılabilmektedir. Stresi önlemenin bir diğer yolu da karşılaşılan düşük performanslar karşısında moral ve motivasyonu düşürmemek gerekmektedir. Kişi eğer yaptığı işte başarısız olmuşsa strese girerek geri kalanların da başarısız olabileceğini düşünebilmektedir. Bu durumda olmamak için her konuda pozitif düşünmek ve bunun için çalışmak gerekmektedir. Stresten korunmanın en önemli yolu son olarak maddelerden uzak durmaktır. Bu hem fiziksel olarak hem de ruhsal olarak önemli olmaktadır. Madde bağımlılığı ve stres birleştiğinde çok ağır sonuçlar ortaya çıkabilmektedir.