Agorafobi Nedir? Nasıl Tedavi Edilir?

Agorafobi Nedir? çoğunlukla panik atak temelli gelişen, ev atmosferi dışına yalnız olarak çıkmaktan, yabancı yerlerde bulunmaktan korkma ve bu yüzden paniğe kapılma rahatsızlığına verilen isimdir. Biyolojik, kalıtsal ya da psikososyal nedenlerden dolayı gelişebilir. Küçük yaşlardan itibaren başlayıp, önlem alınmadığı ve tedavi edilmediği takdirde ömür boyu sürebilir. Bu yüzden her yaşta görülebilme ihtimali vardır ve farklı hastalıkların uzantısı olarak da ortaya çıkabilmektedir.

Agorafobi nedenleri temel olarak üç ana başlık altında incelenebilir. Bunlar;

Biyolojik nedenler: Sinir sistemiyle alakalı meydana gelen sorunlardan dolayı oluşabilir.

Kalıtsal nedenler: Kişinin yakınlarında daha önce bu rahatsızlık görülmüşse daha sonra gelenlerde de görülme ihtimali çok yüksek olabilir.

Psikososyal nedenler: Kişi kendisinde psikolojik travma yaşatacak olaylara maruz kalmışsa -özellikle küçük yaşta bir yakınını kaybetme, saldırıya uğrama, vb gibi olaylar- bunlar da kişide agorafobiyi tetikleyebilir.

Agorafobi belirtileri özellikle panik atak ve sosyalfobi ile benzerlikler göstermektedir. Bu fobiye sahip kişiler ev ortamından ayrılıp, başka bir yere gidecekleri ve ya bunu yapmayı düşündükleri anda fizyolojik açıdan çoğu zaman ellerde terleme, kalp ritminde ve nefes alıp-vermede hızlanma, baş dönmesi oluşabilirken psikolojik açıdan da tedirginlik, başına bir şey gelebileceğini, ölebileceğini düşünme hali, endişe, korku gibi olumsuz hisler baş gösterir. Agorafobiyle birlikte genellikle panik ve depresyon da görülebilmektedir. Kişi panik yaptığı için de agorafobiye kapılabilmektedir ve yaşadığı bu sorundan dolayı depresyona girebilir. Ayrıca agorafobik kişi toplu taşıma araçlarına binmekten, sinema, tiyatro gibi ortamlardan, market, pazar, vb insanların kalabalık bir şekilde bulunabileceği alanlardan, tek başına araç kullanmaktan kaçınmaya çalışacaktır.

Agorafobi tedavisi duruma göre farklı yollarla gerçekleştirilebilir. En yaygın kullanılan yöntemlerden biri anksiyete ilaçları ve antidepresanlardır Kişinin özellikle endorfin geri kazanımıyla ilgili ilaçlar kullanması gerekebilir. Hangi ilacın, hangi dozda, ne kadar kullanılabileceği bir uzman tarafından belirlenmeli, zaman içerisinde doz artışı ve ya azaltışıyla ilgili müdahaleler yine bir uzman tarafından yapılmalıdır. Bu tedavi yönteminde de diğer uygulamalar gibi kısa sürede sonuç alma durumu söz konusu olamayabileceği gibi her zaman olumlu sonuca ulaşmak gibi bir durum da söz konusu değildir. Ilaçlarla tedavi dışında kişinin bilinç akışını değiştirmesiyle ilgili çalışmalar da işe yarayabilmektedir. Agorafobik kişi eğer araç kullanmaktan ya da yabancılarla farklı bir ortamda tek başına kalmaktan, vb nedenlerden korkuyorsa bunları yaptığında başına düşündüklerinin gelmeyeceğini ona göstermek de rahatsızlığı yok etme açısından faydalıdır. Paniğe kapılan hastada nefes alıp, vermede düzensizlikler meydana geldiğinden nefes egzersizleri de iyileşme aşamasında gerçekleştirilebilir.

Tedavi süreçleri her zaman olmasa da çoğu zaman işe yaramaktadır ve agorafobik kişilerin büyük bir kısmında rastlanan panik halleri tamamen yok edilebilmekte ya da büyük ölçüde azaltılabilmekredir. Hangi tedavi yönteminin ne kadar etkili olduğu konusu hastanın durumuna göre değişiklik gösterdiğinden net bir tanı ve teşhis konmadan bu konuda kesin bilgi vermek yanıltıcı olabilir.

Agorafobi Kısaca alan korkusu diye tanımlanabilir. Ancak yalnızca çok ağır agora fobi hastaları kendilerini eve hapseder. Geniş, açık bir sahada yalnız kalınca hissedilen, kontrol edilemeyen korkudur. Yalnız kaldıklarında karşılaşacakları sorunlarda yardım bulamayacaklarını hissettikleri ortamlardan uzak durmaya çalışırlar. Kaçmanın zor olduğu durumlarda duyulan endişe yoğunluğudur. Kalabalık bir ortamda yalnız kaldıklarında ve bir sorunla karşılaştıklarında kimseye ulaşamayacaklarını düşündüklerinden dolayı korkarlar. Bu korkuları yüzünden işlek bir cadde, kapalı alışveriş merkezleri, sinemalar, tiyatrolar en çok kaçtıkları yerler konumundadır. Bu yüzden genellikle toplumsal mekanlara gittiklerinde yanlarında çok güvendikleri birinin varlığını hissetmek isterler. Agora fobi yalnız başına da görülebileceği gibi genellikle panik atakla birlikte görülür. Çünkü kişi olayın başından itibaren bir sorunla karşılaşma anında panik yapacağı endişesine bürünmüş durumdadır. Kişi yaşadığı endişeyle, yanında birileri olduğunda daha kolay baş edebilir.

Kaçma eğiliminde oldukları başlıca yerler:

-Marketler

-Tiyatrolar

-Sinemalar

-Spor salonları

-Alışveriş merkezleri

-Tüneller

-Asansörler

-Uçaklar

-Otobüsler

-Basık odalar

-Tek başına kalabilecekleri ortamlar v.b.

Agora fobi rahatsızlığı bulunan kişilerin bir kısmında bu rahatsızlık kendini çok fazla belli etmez. Sözgelimi bazı insanlar yalnızca sıkıntı yaşayacaklarında kimsenin kendilerine yardım edemeyeceğini düşünerek uçaktan korkarlar. Ancak bazı agora fobiklerde rahatsızlık öyle ilerlemiştir ki kişi korkularından dolayı evinden dahi çıkamaz. Dolayısıyla bu durum kişiyi her türlü sosyal etkinlikten mahrum bırakır.

Agorafobi Nedenleri

Genel olarak üç başlık altında toplanabilir:

1.) Biyolojik Etkenler

Agora fobinin sinir sistemindeki bağlantılarda meydana gelen aksaklıklardan dolayı oluştuğu sanılmaktadır.

2.) Genetik Etkenler

Uzmanlar tarafından ailesinde agora fobi rahatsızlığı bulunan bireylerin diğer bireylerden 8 kat fazla risk altında bulunduğu söylenmektedir.

3.) Psikososyal Etkenler

Çocuklukta yaşanan bazı durumların ileriki yaşantıda agora fobiye neden olabileceği belirtilmektedir. Çocukken ebeveyn kaybı yaşayan bir bireyin erişkinlikte agora fobi rahatsızlığıyla karşı karşıya kalması muhtemel sonuçlardan biridir.

Agorafobi Belirtileri

En belirgin belirtisi panik bozukluklarıdır. Depresyon ve panik bozukluklarıyla birlikte görülebilir. Hatta bir dönem sonra iç içe geçebilmektedir. Agora fobisi olan kişilerde genellikle panik bozukluğu da vardır ve panik bozukluğu tedavi edildiğinde agora fobi de ortadan kalkmaktadır. Hastalık belirtilerini genel olarak ikiye ayırmak gerekir: 1.) Fizyolojik belirtiler: kalp çarpıntısı, hızlı soluk alıp verme, terleme, baş dönmesi v.b. 2.) Psikolojik belirtiler: korku, endişe, ölecekmiş hissi v.b.

Agorafobi Tedavisi

Rahatsızlık hem ilaçla hem de psikolojik yöntemlerle tedavi edilmeye çalışılır. Çok az bir kısım tedaviden yarar göremeyebilirse de tedavi genellikle olumlu sonuçlar doğurur. Doğru bir tedavi neticesinde hastaların en az yarısında hiçbir panik belirtisi kalmaz.

İlaçlı tedavide kullanılan ilaçlar genellikle anksiyete ilaçları ve birtakım antidepresanlardır.

Kullanılan antidepresan ilaçlar arasında seçici serotonin gerialım ketleyicisi antidepresan ilaçlar (essitalopram, fluoksetin, fluvoksamin, paroksetin, sertralin ve sitalopram) ve trisiklik antidepresan ilaçlar (imipramin, klomipramin gibi) vardır.

Bir diğer tedavi yöntemi bilişsel davranışçı tedavi yöntemidir. Bu tedavinin başlangıcını hastalıkla alakalı bir eğitim dönemi oluşturur. Hasta, rahatsızlığıyla ilgili bilinçlendirilir. Kişinin kendisine kaygı veren durumları araştırıp mantıklı karşılıklarla bunların yerini değiştirmesi amaçlanır.

Agora fobiklerin korkularıyla beş etmeleri için korktukları durumların üzerine gitmesini sağlamak da tedavi yöntemlerinden biridir. Sonuç genellikle etkilidir. Örneğin araba kullanmaktan korkan bir agora fobik bu durumun üstüne gittiğinde korkusuyla yüzleşmiş, sonucunu görmüş olacağından bakış açısını değiştirebilecektir.

Hızlı soluk alıp verme eğitimi de yine bilişsel davranışçı tedavi yöntemlerinden biridir. Hızlı soluk alıp vermek genellikle panik halinin bir göstergesidir. Soluk alıp vermeyi azaltarak panik atak durumlarında solunumun hızlanmasıyla kişinin daha da panik yapması engellenmeye çalışılır.

Bu yöntemlerden hangisinin daha etkili olacağını söylemek güçtür. Çünkü kişisel özellikler tedavi sürecinde oldukça büyük önem taşır. Ancak ilaçlı tedavilerde, ilaç kullanımı bittiğinde hastalığın tekrarlandığına rastlanılmıştır. Bu noktada bilişsel davranışçı yöntemler daha kalıcı etkiler bırakmaktadır.