Evlilik Terapisine Ne Zaman Gidilir?

Evlilik Terapisine Ne Zaman Gidilir? Evliliğiniz hakkında bir evlilik terapisi , uyum sağlanmanıza yardımcı olabilir mi? Belki. Size şu kadarını söyleyeyim, her iki taraf da ilişkilerinin üzerine eğilip, emek vermek istediklerinde. Evlilik terapisti harika bir evlilik danışmanı olabilir, ancak çaba tek taraflı olduğunda aynı başarıyı göstermesi tabii ki çok zor.

Sizin ilişkinizdeki gerçekler neler? Hem siz, hem de eşiniz ilişkinizin aksayan yönleri üzerinde emek vermeye hazır mısınız, yoksa bu sistemin rayında gitmesi için sadece biriniz mi istekli? Danışanlarımızdan gördüğümüz kadarıyla; sadece tek taraf istekli olduğunda, ilişkinin düzelme olasılığı çok zayıftır. Takım halindeki atlar bile, aralarından birinin yatmakta direnmesi halinde bir yükü çekemezler.

Belki de şu anda başarısızlık duygularıyla kendinizi suçlayıp, keşke oyunları oynuyorsunuzdur: “Keşke onu daha iyi dinleyebilseydim; keşke bu denli öfkelenmeseydim; keşke her seferinde onunla sevişseydim; keşke ona bu denli cadılık yapmasaydım.” vs. vs.
atmin etmişsinizdir. Lütfen bundan vazgeçin. Geçmişi şimdi daha iyi anlıyorsunuz. İlişkinizdeki sorunlar baş göstermeye başladığından bu yana yaşam ve kendiniz hakkında çok şey öğrendiniz. Olayları değerlendirmeniz ve bilinciniz gelişme kaydetti. Peki, neden şimdi elinizdeki bu verileri kendinizi cezalandırmak yerine, biraz daha geliştirmek için kullanmıyorsunuz? Geçmiş için değil, hayatınızın bundan sonraki bölümü için birşeyler yapın. Şöyle demeyi deneyin: ” Ben bilebildiğim kadarını ve muhatap olduğum durum çerçevesinde, elimden geleni yaptım.” ve bir nokta koyun. Bundan böyle, bugün, yarın, bir sonraki gün ve bir sonraki… için çaba harcayın. Eğer kendiniz işin içinden çıkamıyor, bir çözüme kavuşamıyorsanız evliliğiniz için bir evlilik terapisti yardımı almayı deneyimleyebilirsiniz.

EVLİLİK TERAPİSİ BAŞARI ORANI

Evliliğiniz hakkında bir evlilik terapisti size yardımcı olabilir miydi? Belki. Size şu kadarını söyleyeyim, her iki taraf da ilişkilerinin üzerine eğilip, emek vermek istediklerinde. Evlilik terapisinin başarı oranı yüzde 98, ancak çaba tek taraflı olduğunda aynı başarıyı göstermesi tabii ki çok zor, yüzde 50’nin altında diyebiliriz. İstanbul’lulara tanıdık bir ifadedir köprüden önce son çıkış. Eğer son çıkış kaçmışsa dönüş epey zor oluyor tabii ki de. Şu soruyu sorabilirsiniz köprüden önce son çıkışı kaçırdığımızı nerden bilebiliriz. Bunu Amerikalı Ünlü Çift Terapisti Dr. John ve eşi Julie Gottman 3000 çift üzerinde yaptıkları araştırmalardan yola çıkarak, boşanmaya giden çiftlerin Mahşerin 4 Atlısının içinde boğulduklarını söylüyor. Gottman’ların “Mahşerin 4 Atlısı” dediği ‘aşağılama, eleştiri, sürekli savunma ve duvar örme.’

Mahşerin 4 Atlısını açacak olursak;

Bu dördünün içinde en kötüsü aşağılama. Uzun vadede bağışıklık sistemini bozup çeşitli hastalıklara yol açabiliyor. Aşağılama varsa yani saygı yoksa ilişkiyi kurtarmak neredeyse imkansız. Eleştiri, çiftlerin davranışlarından ziyade birbirlerinin kişilik özelliklerini eleştirmeleridir. Böyle durumlarda eleştirilen kişi takdir edildiği başka bir ortama gitme ihtiyacı hisseder. Sürekli Savunma, karşı tarafın söylediğiyle ilgili hiçbir sorumluk almayıp sürekli savunmaya geçmektir. “Sen bunu daha çok yapıyorsun” demek gibi. Duvar örmek ise küsmek ve iletişimi kesmektir. Bu hareket karşı tarafa ‘sen değersizsin’ mesajı verir.

Bu mahşerin 4 atlısı ilişkinizi esir almış olsa bile bir tarafınız kalmak isteyebilir hala. Çünkü yılların emeği vardır , çocuklarınız vardır gözlerinize masumca bakan, yada iş, sosyal çevre vs birçok sebep. Yok mu çaresi bu kadar mı çözümsüzüz diye soran çok danışanım oldu. Cevabım hiçbir zaman değişmedi. Bu şekilde devam ederseniz evet yok!! Hep aynı şeyleri yapıp farklı sonuçlar beklemek sizce de delilik değil mi? Bu 4 Atlı’yı bir şekilde aşabilirsiniz ortak hedefle. Her iki taraf da ilişkilerinin üzerine eğilip, emek vermek istediklerinde ve sorumluluk aldıklarında. Bunun nasıl yapacaklarını keşfetmelerinde, terapistleri rehber olacak. Bazen böyle de olmaz, bir şekilde düzelmez ilişki. O zaman şu soru gelir akla.

Sizin ilişkinizdeki gerçekler neler? 

Hem siz, hem de eşiniz ilişkinizin aksayan yönleri üzerinde emek vermeye hazır mısınız, yoksa bu sistemin rayında gitmesi için sadece biriniz mi istekli? Sadece tek taraf istekli olduğunda, ilişkinin düzelme olasılığı çok zayıftır. Takım halindeki atlar bile, aralarından birinin yatmakta direnmesi halinde bir yükü çekemezler.
Belki de şu anda başarısızlık duygularıyla kendinizi suçlayıp, keşke oyunları oynuyorsunuzdur: “Keşke onu daha iyi dinleyebilseydim; keşke bu denli öfkelenmeseydim; keşke her seferinde onunla sevişseydim; keşke ona bu denli cadılık yapmasaydım.”

Umuyorum kendinizi cezalandırma ihtiyacınızı tatmin etmişsinizdir. Lütfen bundan vazgeçin. Geçmişi şimdi daha iyi anlıyorsunuz. İlişkinizdeki sorunlar baş göstermeye başladığından bu yana yaşam ve kendiniz hakkında çok şey öğrendiniz. Olayları değerlendirmeniz ve bilinciniz gelişme kaydetti. Peki, neden şimdi elinizdeki bu verileri kendinizi cezalandırmak yerine, biraz daha geliştirmek için kullanmıyorsunuz? Geçmiş için değil, hayatınızın bundan sonraki bölümü için bir şeyler yapın. Şöyle demeyi deneyin: ” Ben bilebildiğim kadarını ve muhatap olduğum durum çerçevesinde, elimden geleni yaptım.” ve bir nokta koyun. Bundan böyle, bugün, yarın, bir sonraki gün ve bir sonraki için çaba harcayın.

EVLİLİK NEDEN SONA ERMEK ZORUNDA KALDI?

Seminerlerimde ergenlik çağındakilere şu soruyu sorarak başlamaktan hoşlanırım: “Aranızda kaç kişi evlenmeyi planlıyor?” Genellikle yarıdan fazlası el kaldırır. Derken, “Kaç kişi boşanmayı planlıyor?” diye sorarım, ama bu kez kimse el kaldırmaz.

Kimse boşanmayı planlamamaktadır.Çoğumuz da zaten böyle bir şey başımıza geldiğinde bunu inkar etmeye çalışırız. Devekuşu gibi, fırtınadan kaçmak için başımızı kuma gömmek isteriz. Ama ilişkimizde, ayna devekuşu gibi misalindeki bizden çok başkaları tarafından daha iyi algılanan sorunlarımız vardır.

Bir aşk ilişkisi üç parçadan oluşur. İki kişi ve o kişilerin arasındaki ilişki. Bunu bir köprüye benzetmek de doğru olabilir: İki kişi, köprünün iki ucundaki ayakları oluşturur, ilişki ise onları birbirine bağlayan bölümü. Köprünün herhangi bir ayağında meydana gelen değişiklik bağlantıyı gerer. Bazı değişiklikler köprünün kaldırabileceğinden fazla olduğundan, bağlantı çöker nehrin dibini boylar. İnsan ilişkilerinde, bu tür değişiklikler, kişiliğin gelişmesi, eğitim, dini inançlar, tavır değişikliği, huzursuzluk, öfke, yer değişimi ya da stres veya travmalara tepkinin bir sonucu olarak meydana gelir.

İlişki üzerindeki baskıyı kaldırmanın bir yolu da herhangi bir şekilde değişime uğramamak ya da gelişme kaydetmemekle mümkün olabilir pek sağlıklı bir yöntem olduğu söylenemez, değil mi?
Sizin ya da eşinizin kişisel bir değişim sürecinden geçmiş olmanızın, aşk ilişkinizdeki etkileşim sistemini bozmuş olabileceğini, köprünüzü nehre gömdüğünüzü kabul etmek zorunda kalabilirsiniz.

Benliğinizden ve yeteneklerinizden kuşkulanıp, onları sorgulama gereği duyacak olursanız, o zaman değişimden kaynaklanan bu strese uyum göstermiş olmanız gerektiğini düşünebilirsiniz. Benim size cevabım şudur:

Yaşamımız boyunca öğrenmemiz gereken en önemli iki yetenek;

1-) Aşk ilişkisinde, iki kişi arasındaki köprünün nasıl kurulupkorunacağını
2-) Çocuklarımıza nasıl anababalık yapacağımızdır. Bu önemli iki rol için eğitim ve pratiğimizi nerede ediniriz? Çoğunlukla aile ortamımızda elbette ki okulda değil.

Kısa bir süre önce, yüz kişilik bir kadın grubuna içerikli konuşmamda, aralarından kaç kişinin kendi anababalarınınki gibi bir evlilik yapmak istediklerini sordum. Sadece bir kadın el kaldırdı. Geri kalanlar ailelerinden mutlu bir aşk ilişkisi konusunda iyi bir eğitim almışlarmıydı? Siz ilişkinizdeki bir gerginlik karşısında nasıl uyum göstereceğiniz konusunda iyi bir eğitim aldınız mi? Muhtemelen almadınız. Bu döngüyü kırmadığınız taktirde ister istemez ebeveynlerinizin ilişkisini veya ilişki haritanızı tekrar etme meyilinde olacaksınız. Ve bu sorunlar ilişkilerinizde hep karşınıza çıkacak. Evlilik terapisti , aile danışmanı gibi uzmanlar evlilik sorunlarınızda geçmiş hayatınızla ilgili farkındalık ve yeni bir evlilik bilinci kazanmanıza destek olurlar.

En İyi Psikoterapisti Nasıl Seçebiliriz?

En iyi terapist diye bir şey yoktur. Destek almak istediğiniz duruma göre seçebileceğiniz uzmanlıkları olan psikoterapistler vardır. Örneğin:,cinsel terapi, takıntılar,iletişim sorunları vb. sorunlarla başvuruyorsanız bilişsel davranışçı terapi uygulayan uzaman en etkili psikoterapist olacakken. Çift ve Evlilik terapisi, kaygı bozukluğu, kişilik bozuklukları için bir destek almak istiyorsanız duygu odaklı terapi,psikodinamik terapi uygulayan bir psikoterapist doğru seçim olacaktır.

Bir Seans Ne Kadar Sürer?

Bir seans 50 dakika sürmektedir. Danışanlarımız genellikle haftada bir defa seans almayı tercih ederler, sizlerin daha hızlı ilerlemesi için bizim de tavsiyemiz bu yöndedir.
Psikterapist ile Konuştuklarımız Gizli Kalır Mı?

Psikoloterapist ile paylaştığınız her konu gizli kalır ve sizin dışınızda biriyle paylaşılmaz. Eğer ki sizin sürecinizin hızlanması için bir paylaşım gerekliyse , bunun için sizden izin almadan bu durum gerçekleşmez.

Evlilik Terapisi ‘nin Başarı Oranı nedir?

Her iki taraf da ilişkilerinin üzerine eğilip, emek vermek istediklerinde. Evlilik terapisi’nin başarı oranı yüzde 98, ancak çaba tek taraflı olduğunda aynı başarıyı göstermesi tabii ki çok zor, yüzde 50’nin altında diyebiliriz. İstanbul’lulara tanıdık bir ifadedir köprüden önce son çıkış. Eğer son çıkış kaçmışsa dönüş epey zor oluyor tabii ki de.

Evlilik Terapisi Toplam Ne Kadar Sürer ?

Çift terapisine aldığımız çiftler genelde sorunlarını birlikteyken konuşamadıkları için terapiye gelirler. Seansta artık sorunlarını konuşabilir seviyeye geldiklerinde, bu bir gelişme kaydettiklerinin göstergesidir. Amacımız bu gelişmeyi terapi ortamı dışında da sürdürmelerini sağlamak olacaktır. Belli bir süre seanstaki bu gelişme pekiştiğinde , seans dışında da sorunlarını çözebilir duruma gelirler. Ki bu da terapilerine veda etme zamanının geldiğinin bir göstergesidir. Evlilik terapilerinde sonuçlanma, hafta da 1 seanslara devam edildiği düşünülürse , 2-6 ay arasında değişmektedir. Bu terapi hızını, danışanların ortak işbirliği ve motivasyonları ileri derece de etkiler.

Çift Terapisi ‘ne Tek Olarak Gelebilir miyim ?

İdeal olanı, bu tür konuların çiftlerin birlikte katıldıkları birleşik psikoterapi oturumlarında yapılmasıdır. Terapiye gelmek istemeyen eşe ısrar etmek, bir sonuca ulaştırmayacaktır. Bunun için terapi sürecine katılmak isteyen eşle Bireysel Çift ve Evlilik Terapisi olarak ilerliyoruz. Terapi de olan eş , terapi odasında diğer eş sanki varmış gibi, onun bakış açısını dikkate alarak ve ilişkideki sorunlarda kendisinin payı üzerine çalışıyoruz. Bu süreç sonrasında kişideki değişimle birlikte evlilik sisteminde de birtakım değişiklikler görüyoruz, tabi burda terapiye katılan kişinin motivasyonu ve işbirliği çok önemli. Genelde bir zaman sonra, ilişkilerindeki değişimi gören diğer partnerde sürece katılmak istemektedir. Ve sonrasında da birleşik oturumlarla birlikte Çift ve Evlilik Terapisine başlarız.

Cinsel Terapi de Değerlendirme Görüşmeleri Niçin Yapılır ?

Bir cinsel terapist tam olarak hangi sorunlarla yaşadığınızı keşfetmek amacıyla size ilgisiz görünebilecek geçmişinizle ilgili konuları da kapsayan bir dizi soru yöneltir. Bu sorular cinsel öykünüzü incelemenin bir parçasıdır. Cinsel terapi de bir çift bana geldiğinde, ilk görüşme sonrasında, hemen her zaman çiftlerle ayrı ayrı görüşürüm. Bir tam seans kadına, bir tam seans erkeğe değerlendirme görüşmesine alırım. Çiftlerin çocukluktan, ergenlikten , flörtlerinden, ilişkilerinin başları, evliliklerinin kuruluş hikayelerinden bu zamana kadar ki süreçlerini kendi dünyalarında nasıl yaşadıklarının bilgisini bütüncül bir yaklaşımla değerlendiririm. Bu şekilde, hikayeyi her iki ağızdan da dinlemiş olurum. Her ne kadar bu iki farklı hikaye gerçeği tam olarak yansıtmasa da iki tarafı da dinlemekle, genellikle sorunun asıl kaynağını belirlemeye yaklaşırım. Değerlendirme görüşmelerimde , her iki partnerle de ayrı ayrı görüşmemin ardından çifti birlikte kabul ederim ve bundan sonra her hafta birlikte tek seans olarak devam ederiz.

Bir Cinsel Terapi de Ne Olur?

İlk seansın başında, cinsel terapist sizden sorununuzu tarif etmenizi ister. Ardından mevcut cinsel yaşamınız hakkında sorular sorar. Yeni tanıştığınız birine, cinsel hayatınızın özel ayrıntılarını anlatmak uygunsuz gelebilir. Ancak terapiste verdiğiniz bilgilerde ne kadar dürüst olursanız, size o kadar yardımcı olabilir. Bu başlangıç konuşmalarının ardından terapistinizle birlikte bir tedavi planı yaparsınız. Bazen cinsel terapist, sorununuzun fizyolojik olmadığından emin olmak için bir doktora (ürolog) gitmenizi veya birtakım hormonal testler yaptırmanızı da isteyebilir.

Bazı cinsel sorunlardan kurtulmak için yalnızca kısa süreli bir terapiye ihtiyacınız varsa, sorunlar hakkında konuşmak için terapiste muhtemelen 6 seans bile yetebilir. Ancak bazı insanlar için cinsel terapi daha karmaşıktır, yıllar sürebilir. Siz ya da siz ve partneriniz cinsel sorununuzu çözdüğünüzü hissettiğiniz zaman, cinsel terapiyi bırakmanın zamanının geldiğini anlarsınız ve artık seksi hayatınızın harika bir parçası olarak görürsünüz. İster uzun süreli olsun, ister kısa süreli, her seans arasında terapistiniz evde tek başınıza ve bir süre sonra partnerinizle aşk oyunları dediğimiz bazı egzersizlerde bulunmanızı da ister.

Bir Cinsel Terapisti Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim ?

Seçim yapacak bir isim listeniz olduğunda, sonraki adım sizin için en uygun olan psikoterapisti nasıl bulacağınızı bilmektir. Sizin için en uygun olan cinsel terapisti seçmek, konuşurken kendinizi rahat hissedeceğiniz ve size yardım edebilecek birini seçmektir. Ancak her koşulda aramanız gereken bazı kriterler vardır.

Bir Cinsel Terapisti Seçerken Nelere Dikkat Etmeliyim ?

-Özellikle cinsel terapi alanında eğitim almış (yalnızca evlilik terapisi, aile terapisi, aile danışmanlığı yada genel terapi konusunda değil).

-Güvenilir bir üniversiteden yüksek lisans, doktora ya da tıp doktorluğu diploması olan,

– İlk aradığınızda cinsel terapi hattı veya profesyoneli, sizinle telefonda konuşmaya açık olan ve size ilk seansından ne beklemeniz gerektiğini açıklayacak biri.